Anasayfa Sinema İzledim : The Platform

İzledim : The Platform

7 Dakikada Okunur
10
0
103
The Platform

20 Mart tarihinde Netflix‘te yauınlanması ardından sürekli bize önerilen ve Netflix Top 10 listesindeki yerini kaybetmeyen The Platform‘u bugün izleme şansına eriştim. Açıkçası yorumlarda kaçarak ilerlediğim bu süreçte biraz karamsar ve sistemsel eleştirel bir film olduğunu öğrenmeden kaçamamıştım. Ancak bu kısım bir spoiler olmadığı için size de yazmamda bir sorun yok. Hatta bence film konusunda spoiler vermek çok zor. Çünkü film biraz soyut ve sistem eleştirisi üzerine.

7. Koğuştaki Mucize

The Platform Konusu

The Platform, filmde geçen adıyla delik aslında dikey olarak dizayn edilmiş ve her katta sadece iki kişinin kalmasına izin verilen bir hapishane olarak düşünebiliriz. Net olarak hapishane demiyorum çünkü kendi isteği ile gidenler de var, ana karakterimiz Goreng gibi. Goreng’in deliğe girme amacı, 6 ay sonra diploma alarak çıkmak ve bu sayede hayatını daha rahat kazanmak. Yani hayatını kazanabilmek adına ölümü göze alıyor. Ancak delikte aynı zamanda suçları sebebiyle gönderilmiş kişiler de bulunuyor. Bunlardan bir tanesi Goreng’in ilk hücre arkadaşı olan Trimagasi. Trimagasi‘nin deliğe gelme sebebi, televizyon reklamlarında gördüğü bıçak bileme aparatını alması ardından, aynı kişilerin bileme ihtiyacı duymayan ve kullanıldıkça kendi kendine bilenen bir bıçak satmaları. Daha doğrusu bunu görünce sinir krizi geçirip televizyonu evden fırlatıp, yoldan geçen bir kaçak göçmeni öldürmek. tam bu andan itibaren beynimizde ve filmde sorgulamalar başlıyor. Bu olayda suçlu Trimgasi mi yoksa ona gereksiz yere bıçak bileme aparatı satan kapitalist düzen mi ? Diğer yandan ölen kişi kaçak bir göçmen. Aslında orada olmaması gerekirken kanunlara aykırı davranarak kaçak olarak oradan geçmiş. Bu durumun suçlusu Trimgasi mi ? Aslında bu andan itibaren filmde açıkça bir sistem eleştirisi başlamış oluyor.

Biraz da The Platform‘un çalışma düzenini incelemek gerekiyor sanırım. Dikey olarak oluşturulmuş hapishanede günün belli zamanarında ortadan yiyecek indiriliyor. Bu yiyecekler herkese yetecek şekilde ayarlanıp en yukarıdan aşağıya doğru indiriliyor. Ve her katta belirli bir süre kalıyor. Ancak üst kattakiler yiycekleri resmen talan ettikleri için orta alt sıralara geldiğinde yiyecek yemek kalmıyor. Oysa herkes yeteri kadar yese kimse aç olmayacak. Burada da tahmin edebileceğiniz gibi kapitalizme açık bir eleştri  var. Belki de daha doğrusu bir durum tespiti var.

İşleyişteki bir diğer durum ise her ay sonunda kişilerin uyutulup, rastgele veya bir algoritma dahilinde katlarının değiştiriliyor olması. Yani bir ay boyunca 6. katta bulunan şanslı kişilerdenseniz, diğer ay 165. katta olan ve neredeyse 1 aylık açlık orucu tutmak zoruda kalacak olan kesimde olabilirsiniz. İşin ilginci bir ay önce açlık çeken kişiler üst katlara çıktığından hunharca yiyerek aşağıdakilere yiyecek gitmesine izin vermiyorlar.

Sonuç

Film ile ilgili yazılabilecek çok fazla detaylar var. Açıkçası bu yazıyı bir film eleştirmeni akış aısıyla hazırlamıyorum. Sadece bana hissettirdikleri ve düşüncelerimi aktarıyorum. Bana göre eğer amacınız detaylı, düşündürel ve eleştirel bir film izlemek ve kanla ilgili bir probleminiz de yoksa The Platform’u mutlaka izleyin. Gerçekten izlerken düşündüren bir film. Hatta çoğu zaman düşündüreye kalmadan direk eleştiren bir film olmuş. Evde kaldığımız bu süreçte farklı birşeyler de izlemek istiyorum diyenler için kesinlikle öneririm. Bu arada film ile ilgili detay bilgi ve inceleme arayanlar için Filmlovers ekibi güzel bir içerik hazırlamış. Okumanızı tavsiye ederim.

The Platform Filmindeki En Dikkat Çekici 10 Detay

Daha fazla ilgili makale
Yazardan daha fazla Ayhan KORKMAZ
Load More In Sinema

10 Yorumlar

  1. Gökhan

    5 Nisan 2020 at 3:23 am

    Bu filmi daha dün netfilix’te izledim. Aslında film çok güzel mesajlar veriyor ama sanırım devamlı aynı sahnede olduğu için ben çok fazla beğenemedim. Ama izlediğim içinde pişman olmadım.

    Cevapla

    • Ayhan KORKMAZ

      5 Nisan 2020 at 3:26 am

      Filmde evet bir durağanlık var. Ama konusu ve mesajları beni sarmıştı. izlenen zamanki psikoloji de önemli galiba.

      Cevapla

  2. Hüseyin

    18 Nisan 2020 at 8:36 pm

    Verdiği mesajlar çok iyiydi fakat bitişini hiç beklemiyorum ben daha farklı bir son beklemiştim

    Cevapla

    • Ayhan KORKMAZ

      18 Nisan 2020 at 9:24 pm

      Sonu konusunda kesinlikle katılıyorum. Ben olsam farklı bitirebilirdim. Ancak verdiği mesajlarlar tezat olmayan bir son olmuş. Farklı filmlerde de kullanılıyor bu yöntem.

      Cevapla

  3. Ben Kuzgun

    19 Nisan 2020 at 11:29 am

    beğenerek izleyemedim bu platform filmini. son sahne zaten hiçbir şey anlatmıyor.

    Cevapla

    • Ayhan KORKMAZ

      19 Nisan 2020 at 5:41 pm

      Tamamen beğenilerle alakalı tabi. Bence filmin temeli iyi. Sadece daha iyi işlnmesi gerekirdi.

      Cevapla

  4. Çağrı Mustafa Alkan

    26 Nisan 2020 at 11:28 am

    Filmin sonu ile ilgili eleştirileri yersiz buluyorum. Aslında filmden herkes farklı bir hikaye çıkartıyor. Yönetmen de bütün bu hikayeleri tek bir sabit sona bağlamak istememiş. Herkes, kendi hikayesinin sonunu kendi yazabilsin diye…

    Cevapla

    • Ayhan KORKMAZ

      26 Nisan 2020 at 9:25 pm

      Eve yönetmenin amacı o kesinlikle. Ancak bunu sevenler olduğu gibi sevmeyenler de oluyor tabi :)

      Cevapla

  5. FilinYolculugu

    9 Mayıs 2020 at 1:21 am

    Özgür Turhan’ın da dediği gibi; gönderme vaaar diye haykırmak istediğim bi film olmuş.

    Filmde Goreng’i kendi hikayesinin Don Kişot’u olarak izliyoruz ama bunun yanında cast olarak da Don Kişot’a bu kadar benzemesi filmin en güzel detaylarından birisiydi bana göre.

    Cevapla

    • Ayhan KORKMAZ

      9 Mayıs 2020 at 1:46 am

      Kesinlikle katılıyorum. Göndermelerin göze sokulma durumu olmuş.

      Cevapla

Cevap Yaz