Ayhan 18 Ağustos 2015 Girişimcilik

Türkiye’de son dönemlerde kime sorsanız aklında süper bir fikir var ve para bulur bulmaz hayata geçirecek. Hatta kişilerin %90’ı kendini mucit olarak görüyor. Bu yazımda Türkiyedeki mucitlerden bahsetmeyeceğim. Belki onu farklı bir yazıda değerlendirebilirim. Bugünkü amacım içinde gerçekten girişimcilik ruhu hisseden ve işini bırakıp bir şirket açmayı hedefleyen kesime olayın olumsuz yönüne de göstermek olacak. Olumsuz yönünü de diyorum çünkü genelde şirket kuran kişilere karşı olan tutum,

Hadi yine iyisin patron oldun, işe gitmene de gerek yok !

Şeklinde oluyor. Sanki kendi şirketini kuran kişi bir anda para kazanıyor ve tüm işler kendiliğinden oluyor ve siz sadece paraları sayıyorsunuz. Kısaca yaşanabilecek kötü seneryayu sunayım.

Şirket kurmak kolay mı ?

Aslında artık şirket kurmak çok zor değil. Eğer kuracağınız şirken şahıs şirketi ise, kurulum bir günde tamamlanıyor. Eğer limited şirketi kuracaksanız da 2-5 günlük bir koşturmaca sonunda şirketinizi kuruyorsunuz.

Ya patronluk nasıl duygu ?

Ne yalan söyleyeyim ilk başlarda insanı çok mutlu ediyor ve gururlandırıyor. Sizlerin düşündüğü gibi kişi de kendini dünyanın en rahat işini yaptığını sanıyor. Çünkü aslında o zamanlar iş yapmıyoruz. Sadece patronculuk oynuyoruz.

Patron

Patron

Nasıl yani patronculuk ?

Ben bu evreye patronculuk diyorum çünkü iş yapma heyecanı, daha doğrusu gereksinimi bulunmuyor. Hayata ve işe polyana gibi bakıyoruz. Nasıl olsa şirketi kurduk, gerisi gelir zihniyetindeyiz. Zaten şirketi de yeni kurduk biraz tadını çıkaralım değil mi?

Sonra ne oluyor ?

Madem kötü senaryo oluşturuyoruz. Devam ettirelim öyleyse. Bu evreden sonra artık yavaştan iş yapma heyecanı kaplıyor bünyeyi. Ama bahsedildiği gibi şirket kurunca işler kendiliğinden gelmiyormuş. İş arıyoruz ama bulmak ok zor. Bulduğumuz işler de yükte ağır, pahada hafif işler .

Daha kötü ne olabilir ?

Aslında daha iyimser taraftayız en kötüsü henüz gerçekleşmedi. Eğer borçlar birikip alacaklılar  kapıya dayanırsa icra ve/veya iflas kaçınılmaz olur. Bu durumlar hukuki olduğu için icra ve iflas hukukunda kendini kanıtlamış bir avukattan bilgi almanız yararınıza olacaktır. Kısaca bilgilendirmek gerekirse İcra ve iflas hukuku icralık olan ve icraya veren kişilerin ikisinin de hakkının korunması için ortaya çıkmış bir daldır. Çünkü siz haksız yere icra kararıyla karşı karşıya kalabilirsiniz ve bu durumda icra hukuku devreye girer ve mahkemede karar alınır.

İflas  ise cebri icra olarak geçiyor. Tüm mal varlığınız icraya düşmüş oluyor. Benim bu konuda aktarabileceklerim şimdilik bu kadar. Dediğim gibi kalanını icra ve iflas hukukunda uzman bir avukata danışarak halledeceksiniz. Bu konuda size Basan Avukatlık Bürosu ve Avukat Reşat Gökhan Basan yardımcı olabilir. Görüşmenizde yarar olacaktır.

Sen bizi öldürdün, o zaman hiç girişmeyelim biz ?

Yazının başında ve başlıkta da bahsettiğim gibi bu yazıda girişimciliğin olumsuz yönünden bahsettim. Ama tam tersi de olabilir ve işleriniz çok iyi gider. Unutmayın bu sadecce bir felaket senaryosuydu. Ama ucunda bunlarında olabileceğini bilerek girişmekte fayda var bu işlere.

, , ,
1 Yıldız2 Yıldız3 Yıldız4 Yıldız5 Yıldız (3 votes, average: 5,00 out of 5)
Loading...
Yazar :

Elektrik-Elektronik mühendisiyim. 2 yıldır bu blogda yazıyorum. Ve 6 aydır aktif olarak internet siteleri yönetiyorum. Kişisel olarak da teknoloji ve fotoğrafçılıkla ile ilgileniyorum.



Beni sosyal medya hesaplarım üzerinden takip edin:

YORUMLAR